
Modern toplumların kamu güvenliği politikaları, ateşli silahların ve ateşli silah replikalarının üretiminden son kullanıcıya ulaşmasına kadar geçen tüm süreçlerin titizlikle denetlenmesini zorunlu kılmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti mevzuatında "ses ve gaz fişeği atabilen silahlar" olarak tanımlanan ve halk arasında "kurusıkı tabanca" olarak bilinen cihazlar, bu denetim mekanizmasının en kritik odak noktalarından birini oluşturmaktadır.[1, 2] Silah teknolojilerinin gelişmesi ve kriminolojik eğilimlerin değişmesiyle birlikte, kanun koyucu bu cihazların sivil kullanımına yönelik spesifik sınırlandırmalar getirmiştir. Bu sınırlandırmaların en kesin ve tavizsiz olanı, "tam otomatik" (seri atış yapabilen) kurusıkı tabancaların sivil piyasada üretimi, satışı, edinimi ve kullanımına getirilen mutlak yasaktır.[2]
Sektörde meşru zeminde faaliyet gösteren, avcılık ve doğa sporları kültürünü etik değerler çerçevesinde destekleyen İtimat Av (www.itimatav.com) gibi kurumsal işletmeler, bu yasakların uygulanmasında devlet mekanizmalarıyla tam bir uyum içerisinde çalışmaktadır.[3, 4] İtimat Av, ürün portföyünde yalnızca yasalara uygun olarak üretilmiş, yarı otomatik veya tekil atış yapabilen, sertifikalı ve faturalı ürünlere yer vermekte; tam otomatik kurusıkı silahların satışını kesinlikle reddetmektedir.[5] Bu araştırma raporu, tam otomatik kurusıkı tabancaların Türkiye'deki hukuki durumunu, bu cihazların neden sivil kullanıma uygun olmadığını gösteren metalürjik ve mekanik gerçekleri, 2024, 2025 ve 2026 yıllarında yürürlüğe giren ve cezai müeyyideleri dramatik biçimde artıran güncel kanun değişikliklerini (7533 sayılı Kanun) ve meşru silah ticareti yürüten kurumsal yapıların bu ekosistemdeki hayati rolünü derinlemesine analiz etmeyi amaçlamaktadır.
Bir ses ve gaz fişeği atabilen silahın yasal ve güvenli sınırları içinde kalabilmesi, üretiminde kullanılan malzemelerin fiziksel kimyası ile doğrudan ilişkilidir. Gerçek ateşli silahlarda namlu, fişek yatağı, sürgü ve gövde gibi parçalar, yüksek basınca, termal şoka ve kinetik sürtünmeye dayanıklı "Ordnance Steel" (silah çeliği), krom-molibden alaşımlı çelikler veya yüksek mukavemetli polimerler kullanılarak üretilir.[6, 7] Buna karşın, Türkiye'deki 5729 sayılı Ses ve Gaz Fişeği Atabilen Silahlar Hakkında Kanun ve ilgili yönetmelikler, kurusıkı silahların, 6136 sayılı kanun hükümlerine tabi gerçek bir silah vasfına dönüştürülemeyecek şekilde üretilmesini emretmektedir.[1]
Bu yasal zorunluluğu karşılamak ve üretim maliyetlerini optimize etmek amacıyla global kurusıkı endüstrisinin standart hammaddesi "Zamak" alaşımıdır.[8] Çinko (Zinc), Alüminyum (Aluminium), Magnezyum (Magnesium) ve Bakır (Kupfer/Copper) kelimelerinin baş harflerinden türetilen Zamak, çeşitli serilere sahip bir döküm malzemesidir. Kurusıkı tabanca gövdelerinde en sık kullanılan varyant ise, içerdiği yaklaşık %1'lik bakır ilavesiyle mukavemeti artırılmış olan Zamak 5 (ASTM AC41A / Z35531) alaşımıdır.[8, 9]
Zamak 5, erimiş haldeyken kalıp geometrilerine mükemmel bir akışkanlıkla yerleşerek boyutsal kararlılık sağlar.[8] Ancak bu alaşım, gerçek bir mühimmatın yaratacağı iç basınca (chamber pressure) dayanacak yapısal özelliklere sahip değildir.
Aşağıdaki tablo, kurusıkı silahlarda kullanılan Zamak 5 alaşımının mekanik özellikleri ile ortalama bir silah çeliğinin parametrelerini karşılaştırmalı olarak sunmaktadır:
| Parametre (Mekanik Özellik) | Zamak 5 Alaşımı (Ortalama Değerler) | Standart Silah Çeliği (Ortalama Değerler) | Balistik Sonuç ve Kriminolojik Etki |
|---|---|---|---|
| Çekme Mukavemeti (Ultimate Tensile Strength) | 328 - 331 MPa (48,000 psi) | 600 - 1200+ MPa | Zamak 5, gerçek mühimmatın yarattığı ani tepe basıncı karşısında esnemez, anında yarılır ve şarapnel etkisi yaratır.[6, 9] |
| Akma Mukavemeti (Yield Strength) | 269 - 295 MPa (39,000 psi) | 500 - 900+ MPa | Malzemenin kalıcı deformasyona uğradığı noktadır. Zamak 5, yüksek stresi tolere edemeyerek gövde bütünlüğünü kaybeder.[6, 7] |
| Elastikiyet Modülü (Young's Modulus) | 96 GPa | 200 - 210 GPa | Zamak 5, kinetik enerjiyi emme konusunda çeliğin yarısı kadar performans gösterir.[7, 10] |
| Brinell Sertliği (Hardness) | 91 HB | 250 - 350+ HB | Kurusıkı silahın sürgü rayları, tam otomatik ateşlemenin yaratacağı yüksek devirli sürtünme altında hızla aşınır.[7, 9] |
| Kesme Mukavemeti (Shear Strength) | 262 MPa | 450 - 700 MPa | Tam otomatik modda, hareketli parçaları bir arada tutan pim ve kilit mekanizmaları kesme kuvvetine dayanamayarak kırılır.[7] |
| Erime Sıcaklığı / Menzili | 380 - 386 °C | 1400 - 1500+ °C | Art arda ateşlenen fişeklerin yarattığı termal enerji, Zamak 5'i mikroskobik düzeyde zayıflatır ve yapısal çöküşü hızlandırır.[9] |
Veriler incelendiğinde, Zamak 5 alaşımının mukavemetinin, 9x19mm Parabellum gibi standart bir tabanca mühimmatının fişek yatağında oluşturduğu 35.000 psi (yaklaşık 241 MPa) basınca karşı güvenli bir marj sağlamadığı görülmektedir. Kurusıkı mermiler (9mm P.A.K.), mermi çekirdeği barındırmadıkları için namlu açık veya gaz tahliye delikleri mevcut olduğundan, basıncı hızla tahliye ederler. Silah mekanizması (sürgünün geriye itilmesi işlemi) bu düşük basınca göre kalibre edilmiştir. Yasa dışı yollarla bu cihazların namlularına müdahale edilip katı bir mermi fırlatılmaya çalışıldığında, Zamak 5 alaşımının düşük çekme ve akma mukavemeti [7, 10], silahın feci şekilde patlamasına yol açar.
Devletin kurusıkı silahların gerçek silaha dönüştürülmesini engellemek için koştuğu bir diğer kritik teknik zorunluluk, namlu içi emniyet bariyerleridir. 5729 sayılı kanuna dayanan Yönetmeliğin 5. maddesi uyarınca, gaz çıkışı fişek yatağı bitiminde olan kurusıkı silahlarda namlu içerisine "namlu emniyet çelikleri" yerleştirilmek zorundadır.[11]
Bu çelikler, Vickers sertlik testine göre en az 700HV30 sertlik değerine sahip olmak zorundadır.[2, 11] Bu seviye bir sertlik, malzemenin dışarıdan delinebilmesini neredeyse imkansız hale getirir. Yönetmelik ayrıca, bu çeliklerin namlu ucuna dönük kısımlarının delinmeyi engelleyen ve matkap veya freze ucu gibi kesici/delici takımları eksenden kaydıran özel geometrik şekillere sahip olmasını emreder.[11] Kötü niyetli kişiler, namluyu delerek veya oyarak silahı ateşli bir silaha çevirmeye çalıştıklarında, 700HV30 sertliğindeki çeliğe takılan matkap uçları kırılmakta veya aşırı sürtünmeden dolayı zayıf Zamak gövde eriyip parçalanmaktadır.[11, 12]
Bu teknik bariyerler, İtimat Av gibi yetkili bayilerin raflarında yer alan Blow (örneğin Blow F92 modeli), Zoraki, Retay, Ekol ve Kaçkar Arms marka tüm sertifikalı ürünlerde standart olarak bulunmaktadır.[5] Bu sayede, kanuni yollarla piyasaya sürülen ürünlerin kriminolojik bir materyale dönüşme riski mühendislik önlemleriyle minimize edilmiştir.
Bir silahın "tam otomatik" olarak nitelendirilebilmesi için, atıcının tetiği çekili tuttuğu süre boyunca silahın mekanizmasının atış döngüsünü (ateşleme, kovan atma, yeni fişek sürme ve tekrar ateşleme) kendi kendine, kesintisiz olarak devam ettirmesi gerekir.[13] Yarı otomatik silahlarda tetik çekildiğinde yalnızca bir fişek ateşlenir; yeni bir atış için tetiğin serbest bırakılıp tekrar çekilmesi şarttır.[13] Kurusıkı tabancaların sivil kullanımında tam otomatik çalışma sisteminin kesinlikle yasaklanmasının arkasında, yukarıda izah edilen metalürjik yapının (Zamak 5) tam otomatik atışın getirdiği muazzam streslere dayanamaması yatmaktadır.
Tam otomatik ateşleme sistemine sahip hafif makineli veya modifiye edilmiş tabancalar, dakikada 800 ile 1200 atım (RPM) hızına ulaşabilmektedir. Bir kurusıkı tabanca tam otomatik modda şarjörünü (örneğin Blow F92 gibi 17+1 kapasiteli bir şarjörü [5]) bir saniyeden biraz daha uzun bir sürede boşaltır. Bu olağanüstü ateşleme frekansı, fişek yatağı ve namlu bağlantı noktasında saniyeler içinde devasa bir termal enerji (ısı) birikimine neden olur.
Zamak 5 alaşımının erime aralığı sadece 380 - 386 °C'dir.[9] Çeliğin 1400 °C üzerindeki erime noktasıyla karşılaştırıldığında bu değer son derece düşüktür. Art arda ve çok hızlı gerçekleşen patlamalar, ısının gövdeden tahliye edilmesine fırsat tanımadan alaşımın kristal yapısını zayıflatır. Bu duruma malzeme biliminde "termal şok" denir. Isınan Zamak 5, sünekliğini ve dayanımını yitirerek adeta plastik bir kıvama yaklaşır.
Tam otomatik modda silahın sürgüsünün (slide) ileri ve geri gidiş-geliş frekansı, malzemenin kinetik enerjiyi sönümleme kapasitesinin ötesine geçer. Yarı otomatik atışta malzeme bir anlık dinlenme payı bulurken, tam otomatik atışta saniyede 15-20 kez gerçekleşen bu çarpma işlemi (sürgünün gövdeye vurması), Zamak gövdede "mekanik yorulma" (fatigue) oluşturur.[7, 10]
Kurusıkı silahın emniyet mandalı, horoz düşürücü mekanizması ve icra yayı (recoil spring), bu kinetik yüke maruz kaldığında kırılma eğilimi gösterir. Tam otomatik ateşlenen bir kurusıkı tabancanın sürgüsünün hızla geri fırlayarak atıcının yüzüne çarpması, gövdenin çatlaması veya tetik tertibatının kilitlenerek silahın kontrolden çıkması gibi feci kazalar, laboratuvar testleri ve emniyet raporlarıyla sabittir.[12]
Bu teknik gerçeklikler, devletin sivil piyasada tam otomatik kurusıkı silahlara neden kesin bir yasak getirdiğini çok net bir biçimde açıklamaktadır. Halka arz edilen ürünlerin güvenliği, malzemenin fiziksel limitlerinin zorlanmamasıyla sağlanır.
Türkiye'de ses ve gaz fişeği atabilen silahların nitelikleri, imali, ithali, ihracı, satışı, edinilmesi, bulundurulması ve nakledilmesine dair kurallar, 23 Ocak 2008 tarihinde kabul edilen 5729 sayılı Kanun ile güvence altına alınmıştır.[1] Kanunun verdiği yetkiyle hazırlanan "Ses ve Gaz Fişeği Atabilen Silahlar Hakkında Yönetmelik", tam otomatik çalışma sistemlerine yönelik net, belirgin ve hiçbir esnekliğe mahal bırakmayan kısıtlamalar içermektedir.
Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin (ç) bendinde, bir cihazın kurusıkı (ses ve gaz fişeği atabilen) tabanca olarak kabul edilebilmesi için en temel şartın "tam otomatik olmamak şartıyla" imal edilmesi olduğu açıkça yazılmıştır.[2] Bu tanımsal kısıtlama, kanun koyucunun tam otomatik atış kabiliyetini sivil silah bağlamında meşru bir özellik olarak görmediğinin hukuki kanıtıdır.
Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrası, üreticilerin uymak zorunda olduğu mutlak kuralları dikte eder.
Bu görünüm yasağının sosyolojik ve kriminolojik bir mantığı vardır. Gerçek bir çatışma veya asayiş olayında, şüphelinin elindeki cihazın askeri bir tam otomatik hafif makineli tüfek mi (örneğin MP5, Uzi vb. görünümlü) yoksa sadece bir kurusıkı mı olduğunun anlaşılması imkansızdır. Bu görsel karmaşa, kolluk kuvvetlerinin tehdit algısını en üst seviyeye çıkararak meşru müdafaa kapsamında ölümcül güç kullanmasına yol açabilir. Ayrıca, bu tarz görünüme sahip silahlar suç örgütleri tarafından gasp, soygun ve tehdit eylemlerinde yüksek bir psikolojik şiddet unsuru olarak kullanılabilmektedir.
Her kuralın istisnaları, kanunun ruhuna uygun olarak sıkı çerçevelere bağlanmıştır. Yönetmeliğin ilgili maddeleri uyarınca, tam otomatik çalışma sistemi ve tam otomatik silah görünümü yasakları, ancak çok özel iki durumda esnetilebilir:
İtimat Av (www.itimatav.com) gibi tüm resmi faaliyetlerini yasalara entegre biçimde yürüten yetkili e-ticaret ve bayilik sistemleri, bu istisnaların dışında kalan, sivil piyasaya arzı uygun olmayan hiçbir tam otomatik veya kolluk tipi replika silahın tedarikini veya satışını gerçekleştirmez.[4]
Kurusıkı silahların tam otomatikleştirilmesi veya namlu çeliklerinin matkap, freze, torna gibi aletlerle delinerek "gerçek ateşli silaha" dönüştürülmesi eylemi, Türkiye'de suç ekonomisinin ve ruhsatsız silahlanmanın en kritik sorunlarından biri olmuştur. Uzun yıllar boyunca, bu eylemler kanun içindeki bazı yorum boşlukları veya yargılama usulü kolaylıkları (örneğin Seri Muhakeme Usulü) nedeniyle yeterince caydırıcı bir ceza ile karşılık bulamıyordu.[16]
Ancak devlet, kamu güvenliğini korumak ve yasa dışı silah atölyelerini bertaraf etmek amacıyla 30 Kasım 2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7533 sayılı Kanun ile 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'da tarihi bir revizyona gitmiştir.[17, 18] 2025 ve 2026 yıllarında emsal kararlarıyla tam olarak oturmuş olan bu yeni yasal mimari, kurusıkı silahları modifiye eden veya bu yasa dışı silahları bulunduran failler için "sıfır tolerans" prensibini getirmiştir.
7533 sayılı Kanunla birlikte, 6136 sayılı Kanun'un 12. maddesine çok kritik bir fıkra eklenmiştir. Buna göre; "Kurusıkı tabir edilen ses veya gaz fişeği ya da benzerlerini atabilen silahı, teknik özelliklerinde değişiklik yaparak bu Kanun hükümlerine tabi silah haline dönüştürmek eylemi, izinsiz üretim olarak kabul edilir.".[17, 19]
Eskiden "silahın niteliğini bozma" veya benzeri hafif maddelerden değerlendirilebilen bu suç, artık doğrudan silah imalatçısı (merdiven altı silah fabrikasyonu) statüsünde yargılanmayı gerektirmektedir.[18] Güncel mevzuata göre, bir kurusıkı silahı ateşli bir silaha çeviren kişiye verilecek ceza 5 yıldan 12 yıla kadar hapis ve 500 günden 5.000 güne kadar adli para cezası olarak belirlenmiştir.[16, 18] Dönüştürülen silahın "vahim" nitelikte (örneğin, şarjörlü ve tam otomatik atış yapabilen) bir silaha dönüştürülmesi halinde, kanunun öngördüğü ceza artırımları devreye girerek faillerin onlarca yıl hapis yatmasının önü açılmıştır.[18, 20]
Eğer dönüştürülen silah, sayıca tekilse ve vahim nitelikler taşımıyorsa (örneğin basit bir tek atışlık yasa dışı çevirme işlemiyse), mahkeme verilecek cezayı üçte birinden yarısına kadar indirebilmektedir; ancak bu indirim bile cezanın Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) sınırlarının (2 yıl) üzerinde kalmasını sağlamakta ve hapis infazını kesinleştirmektedir.[16, 18, 19]
7533 sayılı Kanun, sadece üreteni değil, dönüştürülmüş bu silahları satın alan, bulunduran veya taşıyan kişileri de hedef almıştır. 6136 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yapılan güncellemelerle:
Bununla da yetinilmemiş; namlu, sürgü ve gövde gibi "balistik önemi haiz parçalar" da ruhsatsız silah bulundurma/taşıma suçu kapsamına alınmıştır.[17, 23] Yani kişi, kurusıkıdan çevrilmiş bir silahın tamamını değil, sadece modifiye edilmiş yasa dışı bir namlusunu cebinde taşısa bile, silahı bütünüyle taşıyormuş gibi cezalandırılacaktır. Ayrıca, bu yasa dışı silahlarla yakalanan kişiler için "Seri Muhakeme Usulü" ve "Basit Yargılama Usulü" gibi hızlı ve %25 indirim sağlayan yargılama yolları tamamen kaldırılmıştır.[16, 17, 24] Dava artık normal asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinde uzun süreli bir infaz riskiyle görülmektedir.[16, 18]
Kurusıkı silahın orijinalliği bozulmamışsa ve dönüştürme işlemine tabi tutulmamışsa, bu silahlar 6136 sayılı Kanun'a değil, kendi özel kanunu olan 5729 sayılı Kanun'a tabidir. Ancak bu, faillerin rahat hareket edebileceği anlamına gelmez. Kurusıkı silahlarla ilgili en yaygın ihlaller, satın alma kurallarına uyulmaması, izinsiz devir ve hatalı nakil işlemleridir.
Yasaların ve yaptırımların sertliği, caydırıcılık açısından büyük bir öneme sahiptir; ancak kamusal güvenliğin tesis edilmesinde asıl yük, bu ürünleri ithal eden, üreten ve nihai tüketiciyle buluşturan kurumsal bayilerin omuzlarındadır. İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte av malzemeleri ve sportif silah satışı dijital platformlara taşınmıştır. Bu noktada, meşru ticaretin sınırlarını keskin bir biçimde çizen ve "avcılığı sadece bir ticaret değil, sorumluluk ve macera kültürü olarak" benimseyen işletmeler, kriminolojik risklerin topluma sızmasını engelleyen ilk filtredir.[4]
Türkiye'nin köklü e-ticaret ve fiziksel mağazacılık oluşumlarından biri olan İtimat Av (www.itimatav.com), sektördeki kurumsal sorumluluğun, kanuni riayetin ve tüketici bilincinin en belirgin örneklerinden birini teşkil etmektedir.[3, 4] Bursa İnegöl merkezli faaliyet gösteren firma, satış ve operasyon politikalarını doğrudan 5729 ve 6136 sayılı kanunların emredici hükümleri üzerine inşa etmiştir.[3, 4]
İtimat Av'ın kurusıkı sekmesine (kurusikilar) bakıldığında, yalnızca Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun olarak üretilmiş, namlu emniyet çelikleri barındıran, tam otomatik özelliği bulunmayan yarı otomatik ve replika ürünlerin yer aldığı görülmektedir.[5] Envanterde; Blow (özellikle 17+1 kapasiteli ve Beretta 92FS replikası olan efsanevi Blow F92 modeli), Zoraki (M906, 918 vb.), Retay, Ekol ve Kaçkar Arms (S320 vb.) gibi, devletin sıkı üretim denetimlerinden geçmiş yasal markalar bulunmaktadır.[5]
Firma, yasalara aykırı olan tam otomatik kurusıkı tabancaları, seri ateşleme yapabilen aparatları, silah namlularını delmeye veya değiştirmeye yarayan alet edevatları ya da kolluk kuvvetlerinin kullandığı otomatik tüfek görünümlü replikaları kesinlikle satmaz ve stoklarında barındırmaz.[5, 31] Bu kurumsal duruş, sadece cezai müeyyidelerden kaçınmak için değil; İtimat Av'ın benimsediği "Avcılık tutkusunu, çevresel sorumluluk anlayışıyla birleştiren, doğaya saygılı ve meşru avcılık kültürü" vizyonunun bir yansımasıdır.[4]
Silah ve mühimmat satışı, sıradan bir tüketim malı satışından tamamen farklı bir bürokratik titizlik gerektirir. İnternet üzerinden "sepete ekle ve anında satın al" mantığı, ateşli silahlarda veya kurusıkı replikalarda geçerli değildir. İtimat Av, web sitesinin her köşesinde ve "Hakkımızda" bildirgelerinde [4] bu gerçeği müşterilerine açıkça beyan etmektedir: Site üzerinden doğrudan tüfek veya belgesiz kurusıkı satışı kesinlikle yasaktır ve yapılmamaktadır.[4]
Bir müşterinin İtimat Av üzerinden yasal bir kurusıkı tabanca edinebilmesi için geçmesi gereken protokoller silsilesi, yasa dışı silahlanmanın önüne geçen mükemmel bir savunma hattıdır:
İtimat Av, tüm bu yorucu görünen yasal prosedürleri müşterileri için kolaylaştırmak adına web sitesinde "Satın Alma Belgesi Nasıl Çıkarılır?", "Kurusıkı Ruhsatı Nasıl Alınır?" gibi güncel rehberler yayınlamaktadır.[3, 4] Satış ekibi, yasal mevzuata uyan ve meşru bir ürün almak isteyen doğa sporlarına ve atıcılığa meraklı tüketicilere profesyonel rehberlik ve 7/24 danışmanlık hizmeti sunar.[5] Ayrıca firma, "beklemek yok" ilkesiyle, sitede görülen on binlerce ürünün fiilen stokta olduğunu garanti eder ve siparişleri aynı gün güvenli lojistik firmalarıyla (Hepsijet, Aras, MNG, Sürat Kargo) yola çıkarır.[4] Kurumsal bir yapı olmanın verdiği güven, sadece satış anında değil, satış sonrası sunulan İnegöl merkezli PCP havalı tüfekler için profesyonel scuba tüpü dolumu [4] ve yedek parça tedariki (tabanca parçaları, şarjörler, bakım yağları, optik reddotlar) [3, 5] gibi kapsamlı desteklerle de kendini gösterir.
Yasal yasakların ve ağır cezaların varlığına rağmen, kriminolojik bir fenomen olarak toplumun belirli kesimlerinde (özellikle genç popülasyonda) tam otomatik silahlara ve bunlara benzeyen cihazlara yönelik sağlıksız bir ilgi mevcuttur. Bu durumun altında yatan temel faktörler şu şekilde sıralanabilir:
İşte tam da bu kriminolojik fantezilerin gerçeğe dönüşmesini ve insanların hayatlarını karartmasını engellemek için, İtimat Av gibi yetkili bayilerin yasal çizgideki katı duruşu, devletin kolluk gücü kadar değerli bir koruma kalkanı oluşturmaktadır.
Tam otomatik kurusıkı tabancalar meselesi; metalürji biliminin fiziksel kanunlarından, ceza hukukunun katı normlarına ve e-ticaret dünyasının etik değerlerine kadar uzanan çok katmanlı bir olgudur. Analiz neticesinde elde edilen temel bulgular şunlardır:
1. Mühendislik ve Güvenlik Uyarıları: Kurusıkı tabancaların gövdelerinde kullanılan Zamak 5 alaşımı, maliyet ve işlenebilirlik açısından ideal olmakla birlikte, çekme (331 MPa) ve akma (295 MPa) mukavemeti açısından yüksek basınçlı veya yüksek frekanslı bir ateşleme döngüsü için son derece zayıftır.[6, 7, 9] Tam otomatik modun getirdiği saniyede 15-20 fişeklik ateşleme hızı, cihazda saniyeler içinde ölümcül bir termal şoka ve kinetik yorulmaya yol açar. Bu cihazlar, tetiğe basıldığı anda namlusu, sürgüsü veya gövdesi yarılarak etrafa şarapnel fırlatan birer el bombasına dönüşme potansiyeline sahiptir.
2. Hukuki ve Yasal Duvar (5729 ve 6136 Sayılı Kanunlar): Yasa koyucu, hem oluşabilecek fiziki yaralanmaları hem de kolluk kuvvetlerinin yanıltılmasını engellemek amacıyla 5729 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler kapsamında tam otomatik kurusıkı tabancaların (özel sanatsal/ihracat izinleri dışında) üretimini ve sivil piyasada satışını koşulsuz yasaklamıştır.[2, 14] Dahası, mevcut kurusıkı silahların yapısını bozarak onları tam otomatik hale getiren veya gerçek mermi atacak kapasiteye ulaştıran şahıslara, 7533 sayılı Kanun'la güncellenen 6136 sayılı yasanın 12. maddesi kapsamında "Silah İmalatı Suçundan" 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası verilmektedir.[17, 18, 19] Ruhsatsız dönüştürülmüş silah taşıma cezaları ise 2 ila 4 yıl, vahim/tam otomatik silah taşıma cezaları ise 5 ila 8 yıl arası hapisle cezalandırılarak caydırıcılık en üst seviyeye taşınmıştır.[18, 30]
3. Kurumsal Pazarın Sorumluluğu ve Şeffaflık: Mevzuatın sahadaki en güçlü uygulayıcıları, yasal bayilerdir. İtimat Av (www.itimatav.com) gibi, "avcılığı bir çevre bilinci, kültür ve doğa sorumluluğu" olarak gören [4] kurumsal işletmeler; hiçbir şekilde tam otomatik kurusıkı satmayarak, e-Devlet destekli "Satınalma Belgesi" ibrazını koşulsuz şart koşarak [5] ve müşterilerine nakil/taşıma arasındaki yasal farkları aktararak toplum güvenliğini temin etmektedirler.
Sonuç itibarıyla, tam otomatik kurusıkı tabancalar ve bu cihazların yasa dışı dönüşümleri, sivil vatandaşların uzak durması gereken tehlikeli, hukuken yıkıcı sonuçları olan kriminolojik materyallerdir. Savunma, koleksiyon, sinema ve gösteri sanatları gibi ihtiyaçlar, ancak devletin çizdiği regülasyonlar çerçevesinde, yalnızca yarı otomatik ve yetkili kurumlar (örneğin İtimat Av) tarafından temin edilen, 18 yaş sınırı, adli sicil kontrolü ve emniyet bildirim aşamalarından geçmiş yasal ürünler kullanılarak karşılanmalıdır. Toplumsal huzurun ve bireysel güvenliğin anahtarı, yasal sınırların dışına çıkmamak ve meşru ticari kanalların dışındaki kayıt dışı arz noktalarına itibar etmemektir.